Bülent İnce Blog

Bulent Ince Blog

Hindistan

India.jpg

1 yıl öncesine kadar Hindistan ile ilgili olumlu ya da olumsuz herhangi bir düşünceye sahip değilken yurtdışından fotoğrafçı arkadaşlarımın daveti üzerine 18 günlük bir geziye katılıp ilk defa bu ülkeyi görme fırsatım oldu. Delhi, Agra, Rajatshan, Jodphur, Jaipur, Kochi, Munnar gibi yerleri kapsayan bu geziyle ilgili söyleyeceğim tanıtım sloganlarında kullandıkları Incredible India, yani tasavvur edilemez, anlatılamaz tanımından daha iyi bir ifade olamayacağı. 

Hindistan için Ankara ve İstanbul'daki konsolosluklara internet üzerinden randevu alıp gerekli belgeleri sunduktan sonra 2 gün içerisinde kolayca alabiliyorsunuz. Yolculuğumuza Delhi'den başladık. Açıkcası hem fotoğrafçılıkla ilgilenen hem de tur organizasyonu yapan tanıdığımız bize bu yolculuğun keyifli ve sorunsuz geçmesi için mükemmel bir hazırlık yapmış. Bu nedenle tek başıma gitseydim bu kadar keyifli olur muydu emin değilim. Diğer yandan gurubumuzdaki arkadaşların birkaçı daha önce defalarca geldiği için bana herhangi bir sıkıntı yaşamadan gezinin tadını çıkarmak kaldı. Delhi için söylebileceğim gerçekten yoksulluk, karmaşa, kalabalık, hijyen takıntısı olanlar için sıkıntılı bir şehir. Diğer yandan sokakta fotoğraf çekmekten sizi yoracak kadar bir hareket mevcut. 

Delhi'de geçen 3 gün boyunca Humayun’s Tomb, Red Fort, Jama Masjid ve etrafındaki Old Delhi sokaklarını görme fırsatımız oldu. Sokaktaki portrelerin büyük bölümü Old Delhi sokaklarından ve mimari olarak en etkielyici olanı Red Fort ve Qutub Minar aklımda kaldı. Daha sonra birkaç saatlik uçuşla Jodhpur'a geçtik. Delhi'ye kıyasla daha temiz, daha sakin ve düzenli bir şehir. Burada Mehrangarh Fort ve Blue City mutlaka görülmesi gereken yerler. Mehrangarh Fort'u gezip yürüyerek Blue City'den geçip Jodphur saat kulesinin olduğu meydana inerken rengarenk boyalarla holi festival kutlamaları başlamıştı ve sokakta rengarenk boyalar içinde insanların arasından meydana geldik ve buradan Nimaj'a ve daha sonra Jaipur'a geçtik. Burada Amer Fort'a filler üzerinde çıkabilir ve bütün şehri tepeden izleyebilirsiniz. 

Jaipur'dan yine otobüsle Agra'ya doğru yola çıktık. Yol üzerinde Fatehpur Sikri'ye uğrayıp oradan konaklamak üzere Agra'daki otelimize geçtik. Biraz yüksek bir noktadan görünen Taj Mahal uzaktan bile oldukça ihtişamlı görünüyordu. Ertesi sabah erkenden Taj Mahal'e doğru yola koyulduk ve oldukça erken bir vakitte ulaşmamıza rağmen uzun bir sıradan sonra içeriye girebildik. Akşam tekrar otobüsle Delhi'ye uçakla Kochi'ye geçmek üzere yola koyulduk. 

Kerala Houseboats

Kerala Houseboats

Bundan sonra bambaşka bir Hindistan çıktı karşımıza. Öncelikle daha şehire giderken sağlı sollu orak-çekiçli kızıl bayraklar, duvarlarda Lenin, Marx fotoğraflarının olduğu afişler dikkatimi çekti. Daha sonra bu eyalette seçimi komünistlerin kazandığını öğrendim. Kerala bölgesi gerçekten ilginç bir yer. Şehir içinde çok uzun vakit geçirmedim ama kısa sürede gözlemlediğim kadarıyla adım başı kilise görebileceğiniz, buna rağmen sokakta tanıştığımız çoğu yerel insanın müslüman olduğu ve seçimi komünistlerin kazandığı bir yer. Delhi ve diğer bölgelerin aksine çocuklar burada para yerine kalem istiyorlar. Sokaklar daha temiz ve düzenli, ayrıca iklimi nedeniyle oldukça yeşil bir bölge. 

Bir gece burada konakladıktan sonra houseboat'lar ile iki gün sürecek yolculuğumuz başladı ve sanırım Hindistan gezisinin en keyifli bölümü buydu. Allepey'e ve buradan Kumarakom'a nehir kenarında palmiyeler içindeki otelimizde geçip burada bir gece kaldıktan sonra son 3 gecemizi geçireceğimiz alabildiğine yeşil ve çay bahçelerinin olduğu Munnar'a geçtik. Buradaki 3 gün tamamen dinlenme ve doğanın tadını çıkarmakla geçti. Zordan başlayan ve giderek kolaylaşıp güzelleşen bir geziydi ve bir yıl geçmeden katılan herkesin ortak sorusu bir daha ne zaman gideceğiz oldu. 

Gezi boyunca çektiğim bazı fotoğrafları buradan izleyebilirsiniz.